Spor salonundaki değerlendirmenizde, kilonuz ölçülür. Tartıya çıktığınız zaman, kemikleriniz, organlarınız, kanınız, vücudunuzdaki yağ, kaslarınız ve diğer dokular tartılır. Bu ağırlık yanıltıcı olabilir. Çünkü, kaslar yağdan daha ağırdır. Zayıf olmak, her zaman sağlıklı olmak değildir. Kişi ince kemik yapısına ve daha az kas yapısına sahip olabilir.
Esas önemlisi bu ağırlığın ne kadar yağ içerdiğidir. Yağ testinde sonuç yüzde 25 çıkarsa, bu ağırlığınızın yüzde 25′nin yağdan oluştuğunu gösterir.
Aynı kilo gibi, yağ miktarı da sağlığın bir ölçüsü değildir, işin gerçeği; kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı ve bazı kanser türleri, fazla kilolu kişiler arasında, yani vücutlarında, yüzde 20′den daha fazla yağ içeren erkekler ve yüzde 30′dan daha fazla yağ içeren kadınlar arasında daha yaygındır. Yine de, bu sağlık problemleri, tamamıyla vücuttaki fazla yağdan kaynaklanmaz: Egzersiz eksikliğinden ve kötü beslenmeden de kaynaklanabilir.
Beden kitle indeksi; basit, hızlı ve ucuz bir yöntemdir. Erişkin erkek, kadın ve hamilelerde, ayrıca tüm ırk ve etnik gruplarda, obezlik ya da aşırı kiloyu belirlemede beden kitle indeksi kullanılabilecek en uygun yöntem gibi görünmektedir. Beden kitle indeksi açısından, cinsiyet ve yaş farklılıklarında ufak tefek hatalar oluşabilir. Yaşlı insanlarda kas oranları, ‘ gençlere kıyasla daha az olup, yağ oranları daha fazladır. Kadınlarda da beden kitle indeksi ve yağ oranları, erkeklere nazaran daha fazla çıkabilir. Vücudunda su toplanmış olan ödemli kişilerde beden kitle indeksi ve yağ oranı, ödemli olmayanlara nazaran daha az olabilir.
Bel çevresi ölçümleri beden kitle indeksinden daha net risk belirlemeye yönelik sonuçlar vermektedir. Beden kitle indeksi 25-34.9 arasında olanlarda, eğer bel çevresi ölçüsü yüksekse; şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, kan yağı bozuklukları gibi risk faktörleri vardır denebilir. Özellikle kalp hastalığı riski olan şişman hastalarda bel çevresi ölçümleri takip açısından büyük bir önem arz etmektedir. Tekrar belirtilmelidir ki, yüksek risk erkekler için 100 kadınlar için 86 cm’lik bel çevresinden sonra başlar. 102′in üzeri erkeklerde, 88 cm’nin üzeri kadınlarda ciddi riskli grubu olarak değerlendirilmektedir.
Araştırmalar gösteriyor ki, modern endüstri toplumunda ortaya çıkan yoğun iş yaşamı, fazla yemek yeme alışkanlığı ve fiziksel aktivitedeki sınırlanma gibi alışkanlıklarla orantılı olarak metabolik sendrom olarak adlandırdığımız, yaşamı tehdit edici sağlık sorunu büyük bir yükselme göstermektedir. Metabolik sendrom şeker hastalığına, kalp krizine ya da felce yakalanma ihtimalini arttıran bir sağlık sorunudur. Bu sorun öncelikle vücutta karın bölgesinin yağlanmasıyla ortaya çıkmakta, yani kaba tabiriyle “biracı göbeği” denilen bir göbekle kendisini göstermektedir. Bu hastalarda zamanla yüksek kan basıncı, kan şekerinde yükselme eğilimi ve şeker hastalığı, trigliserit olarak adlandırılan kan yağı yükselmesi ve faydalı kolesterol olan HDL’de azalma gibi belirti ve laboratuvar bulguları ortaya çıkmaktadır. Bu durumlarda hastaya kilo verdirilmesi, kan basıncının ve kolesterol seviyelerinin süratle düzeltilmesi, fiziksel aktivitenin arttırılması yaşamı tehdit edici komplikasyonları önlemek açısından son derece önemlidir: Bel çevreniz, erkekseniz 100 cm ise veya 102 cm’i aşıyorsa, kadınsanız 86 cm. ise veya 88 cm.i aşıyorsa; kan trigliserit düzeyiniz 150 mg/dl’-den fazlaysa; HDL kolesterol düzeyiniz, erkekseniz 40, kadınsanız 50 mg/dl’den fazlaysa; kan basıncınız 135/80 mm cıvadan yüksekse ve açlık kan şekeriniz 110′den fazlaysa metabolik sendrom sizin de sorununuz olabilir
Şişmanlığı sadece, şişman kişinin iradesizliği olarak değerlendirirseniz, yanılırsınız. Unutmamalısınız ki, bedenimizde, beden toplam yağ depolarını, yani kilo düzeyimizi kontrol eden, olağanüstü dikkatli ve duyarlı pek çok fizyolojik ve genetik mekanizma mevcuttur.